KONAK TARİHÇESİ

“Dr. Mehmet Bahattin Öğütmen 1900’lü yılların başında Edirne’ye hekim olarak atanır. İpek fabrikatörü Rum bir vatandaşa ait olduğunu öğrendiği konağı, o yıllarda Karaağaç’ı dolaşırken görür. Osmanlı İmparatorluğunun 1.Dünya Savaşı’na girişiyle beraber zor yıllar başlar. Dr. Mehmet Bahattin Öğütmen savaşa katılır. İngilizlere esir düşer. Esareti sırasında kendisine hekimlik yaptırılır. Savaş sona erer, T.B.M.M Hükümeti’nin Lozan Antlaşması’ndaki başarısıyla Karaağaç genç Türkiye’nin toprağı olarak kalır. Ancak savaş sonrası Edirne’ye dönen Dr. Mehmet Bahattin Öğütmen bıraktığından çok başka bir tabloyla karşılaşır; fakirlik ve yerle bir olmuş bir Edirne. Savaş öncesi gördüğü konağın durumu da ona keza. Eski sahibinin mübadeleyle ülkeyi terk etmesiyle konak yıkıcının elindedir artık. Dr. Mehmet Bahattin Öğütmen konağı yıkıcıdan satın alıp onarır, bir anlamda ölümden kurtarır ve ailesi için bir yuva haline getirir. Manevi kızları Dr. Saadet Yardım ve emekli Topkapı Sarayı Müdiresi Filiz Çağman’ın da aralarında bulunduğu kalabalık aile üyeleriyle birlikte yıllarca burada yaşar, güzel hatıralar biriktirirler. Aradan geçen yıllardan sonra en son Dr. Saadet Yardım’ı misafir eden konak Edirne Valiliğine intikal eder ve kiralanarak bir süre restoran olarak hizmet verir. Bakımsızlığa terkedilmiş konağın kaderi, Edirne’nin sanayici ailelerinden Suat ve Nihat Öztürk’ün bir akşam konağın önünden geçip Hayran kalmaları ve satışta olduğunu öğrenmeleriyle ikinci kez değişir. Üç gün zarfında verilen kararla konağı devralırlar. Neredeyse 10 yıldır boş kalan konak, aslına sadık kalmaya özen gösterilen uzun bir bakım ve onarım sürecinden geçer. 1 Haziran 2016’da Edirne’nin simgesi laleden esinlenerek seçilen “Tulipa” ismiyle kapılarını konuklarına açar. Cafe ve konak olmak üzere iki bölümden oluşan Tulipa, Osmanlı mutfağı reçeteleri kullanılarak hazırlanan lezzetleri barındıran konak menüsü, özel ambiyansı ve kalite odak anlayışıyla, Edirne’nin layık olduğu değere taşınmasında katkıda bulunma idealiyle hizmet vermektedir.”